Kategori | Ansiklopedi, Müzik

Atatürk ve müzik

Mustafa Kemal Atatürk “müzik ve insan”“müzik ve toplum” sorunları üzerine eğilişi ile de örnek bir liderdir. Bağımsızlık ve özgürlük için, mücadeleye atılmazdan önce bu konularda da derinlikli araştırma ve incelemeler yapmış, tanımlama ve önermelerde bulunmuş, giderek sonuçlarını kurumsal örneklemelerle hayata geçirmiştir. Böylelikle Türk ulusunun çağdaş yapılanması için ulusal müzik alanında da köklü reformlar gerçekleştiren en önemli, belki de tek önder olma vasfını örneklemiştir. “Hayat musıkidir”. O’nun için müzik, yaşamın bir parçası değil kendisidir.  “Hayat Musıkidir. Musıkisiz bir hayat zaten mevcut değildir. ”Müzikle ilgili bu sözleriyle, özlemini duyduğu birey- toplum kalitesini, bir ulusun toplam yaşam kalitesini de tanımlamış oluyordu. Enerji, düzenlilik ve güzellikten oluşan bir yaşam…

-- Sponsorlu Bağlantılar --


Kalkınmanın temeli insandır.

Her alanda kalkınmanın en önemli öğesi insandı kuşkusuz. Bireyin iç zenginleşmesi sağlanmadan toplam yaşam kalitesinin iyileşmesi beklenemezdi. Bu zenginleşme, insanın manevi değerlerini biçimleyen en önemli etkenlerden biri olan sanatla ilişkilendirilmesine de bağlıydı.

Duygusal eğitimle zenginleşecek birey, toplum niteliğine katılacak, bu potansiyel de kendi yönünde genel kalkınmaya destek olacaktı.

Atatürk ve müzik

Her yeniden doğuş, her aydınlanmada sanat var.

Modern – laik Türkiye Cumhuriyeti’nin yaratılışında, Atatürk’ün gerçekleştirdiği reformlar dizisi bütününde de genel olarak güzel sanatlar, en yaygın sanat dalı kabul edilmekle müzik var. O’nun bugün de yol gösterici görüş ve uygulamalarıyla…

“Sanat toplumun hayat damarlarından biridir”.

Çağdaş Türk ulusunun yapılanmasında da sanat işlevsel olmuş, toplumun hayat damarlarından biri” kılınmıştır. Gelişmenin göstergesi sanattır. O’na göre:“Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musıkide değişikliği alabilmesi kavrayabilmesidir. ”“Musıki hayatın neşesi, ruhu, sevinci, kendisidir. Yalnız, musıkinin türü üzerinde düşünülmelidir. ”Atatürk müzik devrimlerinin yakın tanığı Cevat Memduh Altar izlenimlerini şöyle aktarır:

“Müziğimiz Türk’ün gelişmiş ruh ve duygularını doyurucu bir nitelik kazanmalıydı. Yalnızca bireysel dert, acı, ıstıraplarla ilgili duyarlıklar değil, çokseslilik teknik ve estetiğiyle elde edilebilmesi mümkün olan büyük boyutlu aksiyonlar da müziğimize konu edilmeliydi. Akıl-duygu evrimine dinamizm kazandıracak çoksesle hayal edebilme gücünden yararlanılmalıydı”

Devrimin diğer yakın bir tanığı, emekçisi besteci- müzikolog Ahmed Adnan Saygun:

“Atatürk artık, insan ruhunun karmaşıklığı karşısında dimağı, gönlü; seziş , duyuş ve tefekkürün doruğuna yükseltecek, Türk ulusunu insanlık ülküsü yolunda büyük atılımlara götürecek olan eserleri bekliyordu. ” der. “Ancak bu güzeyde Türk ulusal musıkisi yükselebilecek, evrensel musıkide yerini alabilecektir.”

Ulusal müziğimizde evrenselliğe ulaşma isteği, bilimin ortak tekniğiyle yaratılmış, diğer evrensel müziklerin de yaşayıcısı-ortağı olma açılım ve isteğini de içeriyordu kuşkusuz. Sanatı geliştirmek, yaymak önemli bir yükümlülüktür. Toplumumuz, “ince duyguları, düşünceleri anlatan, genel son musıki kurallarına göre işlenmiş” müziklerimize ve nitelikli dünya müziklerine özlem duyuyor. Sunulduğunda gösterdiği olumlu tepkilerle, çağdaşlık yolunda “yeni değişikliğinde var olduğunu, musıkide değişikliği alabildiğini, kavrayabildiğini” her vesileyle gösteriyor.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler