Kategori | Tatil

Bir Gün Üç Şehir

Bir günde 3. şehre doğru yol alıyorum. Çok yol alıyorum. Bazen iş için, bazen sevdiklerimin peşinde, bazen sadece yol almak için. Seviyorum istanbulyolculuk yapmayı, yoldaki çizgileri, boş tarlaları, kargaları izlemeyi.

-- Sponsorlu Bağlantılar --


Son günlerde ‘otobüse binip gitmek istiyorum, yolculuk yapmak istiyorum” diye söyleniyordum. Ben kısa bir tatil yapmayı düşünürken, (uzun tatil yapmam imkansız) bir sabah şirket içi haberleşmemizden “bu akşam Ankara’ ya gidiyorsunuz….” mesajını aldım.

Ankara benim için hiçbir cazibesi olmayan Ankara. Bunu söyleyince Ankaralılar kızıyor. Sizin şehriniz uyuyor diyorum, daha da kızıyorlar. Eeee bende bazen çok oluyorum. Ne yapalım İstanbul’da yaşayan birine Ankarayı sevdiremezsiniz. Martı sesi duymadan, denizi görmeden, İstanbul’un kokusunu, keşmekeşini yaşamadan duramam ben.

Kısa bir yolculuktan sonra sabah, sevdiklerimin de içinde yaşadığı Ankara’ya ulaştım. Üç gün boyunca görev aşkıyla yoğun şekilde çalışıp şehri dolaşamadık.3. günün sonunda blog yazarlarından Kaan Ç. ‘nin de içinde bulunduğu bir grupla vakit geçirdim. Anladım ki bu şehri sevmek için nedenlerim artıyor, bu şehirde gerçekten güzel insanlar yaşıyor.

Şimdi şehrimden ayrılışımın 4. günü. Sabah Ankara’da uyandım, öğlen Eskişehir’deydim. Sevdiğim birini görmeye geldim. Terminali dışında başka bir yerini göremedim şehrin. Olsun sevdiklerim burada olduğu sürece benim Eskişehir seferlerim sürecek. Her ne kadar gezemediysem de şehri sevdim, sıcak geldi.

Şimdi akşam üstü ben yine yoldayım. Vedalaşmanın verdiği hüzünle dönüyorum şehrime. Yanımdaki kadın sürekli konuşuyor. Oğlunu, kızını anlatıyor duymuyorum bile. İstediğini anlatsın ben şehrime doğru gidiyorum… Sonra başka bir kadın oturuyor yanıma sürekli horluyor, uyumaması için elimden geleni yapıyorum. Uyumaya ve horlamaya devam ediyor, bir an önce bittsin istiyorum yol.

Gece İstanbul’da olacağım. Harem’de inip, motorla geçeceğim boğazı, denizi seyredip İstanbul’da olduğumu hissetmem gerek. Bu şehrim bir parçası olduğumu biliyorum. Kendimi ait hissettiğim tek yer. Benim şehrim yosma, hafif meşref.. Kimseye gelme, git demez, mavi boncuklarını dağıtır, çokta canlar yakar. Yine de sevilir. Nefret ediyorum diyene bile sevdirir kendini, vazgeçilmez olmak ister şehrim. Gariptir, aşıktır, sarhoştur, hüzünlüdür, nefreti bilir sevgiyi de. Büyülüdür benim şehrim.

Bu şehri seviyorum. Yahya Kemal gibi Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler