Kategori | Genel

Gizemli Uygarlık

Hellenlerin hakim olduğu Mısır, Roma’nın doğuya gözünü dikmesiyle tekrar tehlikeye girdi. Kleopatra’nın akıllıca yönetimiyle elde kalan Mısır, Octavianus tarafından engellenmiş; Antonius ve Kleopatra’nın ölümleriyle Roma’ya bağlı bir eyalet olmuştur. Ancak Roma, geçmişteki gibi davranmayarak yönetimde, ticarette, ekonomide köklü değişiklikler yapmıştır. Başta kendini tanrılaştırmayacak bir vali bulunacaktı. Mısırlılar içinse kökte bir değişiklik olmamış sadece baştakiler değişmişti. Roma’nın kötü yönetimiyle zayıflayan Mısır’da Hıristiyanlığın yayılmasıyla Amon’un gücü giderek yok olmaktaydı.

-- Sponsorlu Bağlantılar --


misir uygarligi

Sonuç olarak 3000 yılın yorgunluğu ve üst üste gelen yıkıcı istilalar, yabancı kültürler Mısır’ın manevi gücünü kırmış, özgün kültür ve geleneklerini sarsmış ve değiştirmişti. Roma ise Mısır’da 400 yıl boyunca hüküm sürdü.

Roma’nın 395 yılında ikiye bölünmesiyle Mısır, Doğu Roma’nın yani Bizans’ın yönetimine girdi. Hıristiyanlığı kabul eden bu yönetim doğuda farklı bir dönemi başlattı. Put ve çok tanrı inancını yıkmak adına Mısır’daki Hıristiyanlara yönetimde söz hakkı verildi. Bizans’ta kiliselerin birbirleriyle çatışmalarına karşı Mısır, Bizans’a karşı eylem yapmaya başlamıştı. Bu durum Mısır’ın kendi içinde de din çekişmelerine başladı. Bu durumdan faydalanarak önce İranlı Sasaniler, 639’da da Müslüman Araplar Mısır’a yerleşti.

Mısır’da ilk Müslüman Türk Hanedanı Tulunoğulları’dır. Daha sonra 905-959 yılları arasında İhşidler Mısır’da hüküm sürdüler. Mısır’da bağımsız Müslüman Arap Devletini kuran hanedan ise Fatımiler’dir (910-1171). Burada Fatımiler’in hükümdarlığına ise  yine bir İslam önderi olan Salahaddin Eyyubi son vermiştir ve 1171’de de Eyyübi yönetimi başlamıştır. 1250 yılına gelindiğinde ise Kıpçak kökenli Memlukler bu hanedanlığa son verdiler. Hatta Moğol hükümdarı Cengiz Han’a bile kafa tutan Baybars, Haçlılara karşı zaferler kazanmıştır. Bu hüküm, 1517 yılında I. Selim’in (Yavuz Sultan Selim) Mısır seferine çıkması ve Memluk Sultanlığına son vermesine kadar sürdü. Osmanlı, Mısır’ı İstanbul’dan yönetti. Burada değinilmesi gereken nokta Mısır’ın Osmanlı tarafından sömürülmediği, tam tersine kalkındırıldığıdır.

Osmanlı’da mali durumun bozulması İngiltere ve Fransa’yı harekete geçirdi. Mısır yönetiminin de kötüye gitmesiyle İngilizler İskenderiye’yi bombaladılar ve 13 Eylül 1882’de Kahire’yi ele geçirdiler. İngilizler Fransızları da arka plana iterek burada yönetime el koydular. Ta ki 1922 yılına kadar. Mısır bir krallığa dönüştü ve Fuad tahta çıktı. İngilizler ise Süveyş kanalı dışında bölgeyi terk etti. 1952 yılında Kral Faruk yerine 1 yaşındaki oğlu tahta oturtuldu. 1953’te ise krallık rejimi kaldırıldı ve cumhuriyet rejimiyle birlikte general Muhammed Necip cumhurbaşkanı oldu. 1954’te Necip’i görevden uzaklaştıran Albay Cemal Nasır, cumhurbaşkanlığını üstlendi.

Şimdi biraz da günümüz Mısır’ı hakkında bilgi verelim. 5000 yıl öncesine uzanan tarihi geçmişi ve olağanüstü kültürü ile günümüze kadar uzanan Mısır, günümüzde 1,001,449 km2 alana sahip olup, başkenti Kahire’dir. Para birimi Mısır lirası (Paund), resmi dili Arapçadır. Din olarak İslamiyet ve Hıristiyanlık bir arada yaşamaktadır. Cumhuriyet ile yönetilmektedir. Cumhurbaşkanlığı görevini ise 1993’ten beri Hüsnü Mübarek yerine getirmekteydi. Muhammed Mursi 2012 yılından beri cumhurbaşkanlığı yapmaktadır. Mısır’da yaşayan insanlar etnik olarak üçe ayrılır. İlk grup Hamito-Semitic kökenlidir ve Mısır’ın gerçek halkı olarak kabul edilirler. İkinci grup Bedevi Araplardır. Üçüncü grup ise Assuvan bölgesinde yaşayan Nubianlılardır. Ülke nüfusunun %93’ü Sünni  Müslümandır. Ülkede 13 üniversite vardır (1989) ve tüm eğitim kurumları ücretsizdir. Bunca yıllık geçmişi olan bir ülkede elbetteki turizm ön planda olacaktır. Ekonomisi öncelikle turizm ve tarıma dayalıdır.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler