Kategori | Kitap

J.D. Salinger

Bu yazımı bir yazara ayırmaya karar verdim ve bu fikir daha doğmadan bile içimi ısıtmaya yetti. Ayda en az bir kere olmak üzere bunu sürekli yapmayı düşünüyorum. Sadede gelirsem, bugünkü yazarımız J.D. Salinger. Sanırım bilenler olduğu gibi bilmeyen de bir çok insan mevcuttur.

-- Sponsorlu Bağlantılar --


J.D. Salinger kitapları

Salinger hem Amerika’lı hem de olabildiğince ilginç bir yazar. Sanki bu cümle aslında Amerika’dan bu şahsiyet nasıl çıktı gibi bir anlama gelir gibi oldu ama sahiden de öyle. Salinger’i ilginç yapan unsur ise biri roman olmak üzere dört adet kitabını yayınlattıktan sonra en verimli çağında inzivaya çekilmiş olması. 2010 yılında hayatını kaybedene kadar doksan bir yaşında olup, halen orman içinde bir evde yazarak ama yazdıklarını kesinlikle yayınlatmayarak ve röportaj dahil her tür kamuoyu iletişimini keserek yaşamını sürdürmekteydi. Bunun neresi ilginç diyeceksiniz. İlginç çünkü kanımca bunun sebebi, bu gizemli havası, yayınlanan kitaplarının O’na edebiyat dünyasında kazandırdığı yer ve kamu oyunun yıllarla artan ilgisinden çok kişiliğinin protest duruşudur.

J.D. Salinger’in Kitapları

Dilimize hem “Gönül Çelen” hem de “Çavdar Tarlasında Çocuklar” adı altında çevrilmiş olan romanında yazar, Holden Caulfield adında bir gencin 50 li senelerin Amerika’sında büyüme ve iç sıkıntılarını anlatmaktadır. Salinger’in yayınlanan diğer öykü kitapları Dokuz Hikaye, Franny ve Zooey, Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar ve Seymour / Bir Giriş olup bunların hepsi 1951-63 yılları arasında yazılmıştır. Bu kitaplarının ana konusu Glass ailesinin üyeleri etrafında gelişmektedir.

Salinger’in kariyerinin en temel iki yönü, bir insan olarak doğru yaşamayı ve bir sanatçı olarak doğru ifade etmeyi bulmaya çalışmasıydı. O’nun sessizliğinin altında yatan sebep bazı düşünürlere göre, acayip bir davranış veya propaganda gösterisi değil aksine ciddi bir eleştirel dikkate değer bilinçli ve ruhani bir entellektüel duruştur.

Başlangıçtan beri Salinger, yirminci yüzyıl Amerika’sının baskın rekabetçi, egosentrik ve materyalist Zeitgeist’ına (çağın ruhu) karşı bir antipati beslemiştir. Salinger’in sessizliğini, batının mevcut agresif, rekabetçi eylem etiğine ve onun kendini beğenmişlik ve kibirliliği tahrik edici sosyal başarıyı vurgulayan geniş materyalist arayışlarına, para ve riyakarlığın satın alabileceği bedensel zevklere eğilimine ve aç gözlü ruhuna karşı yüksek sesli bir protesto olarak deşifre edebiliriz.

Kitap okumayı sevenlere tavsiyem Salinger okumaya başlayın, bu şekilde O’nu anlamak daha da kolay olacaktır. Bir kitabı okumak isteyişimizin en temel nedenlerinden biri kitabı yazan kişidir. Yazarı tanımak içinse mümkünse yazdıklarının tamamını okumak lazım. Düşünsel gelişimi ancak bu şekilde takip edebiliriz. Ve son önerim, satır aralarını da eşeleyin ve bulduklarınızı paylaşın.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler