Kategori | Kitap

Muhadarat romanının özeti

“Muhadarat” Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından olan Fatma Aliye hanımın (Fatma Aliye Topuz) kendi imzasıyla yayınladığı ilk romanı olmaktadır. 1891 yılında kaleme alınan Muhadarat ile Fatma Aliye hanım bir kadının ilk aşkını unutamayacağı tezini çürütmeye çalıştı. Romanda 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı toplumundaki Konak hayatı detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

-- Sponsorlu Bağlantılar --


Muhadarat eserinde ele alınan ana fikir baskı altında gerçekleştirilen evliliklerin mutsuzlukla sonuçlanacağı ve bir kadının ilk aşkından vazgeçip yeniden sevebileceği düşüncesidir.

Mektup tarzında roman yazma Fatma Aliye Hanım’ın eserlerinde kadın ve erkeğin topluma karşı görevlerinde eşit hak ve sorumluluk sahibi olduğu üzerinde durduğu görülmektedir. Yazar kadının eğitilmesinin faydalarını özellikle vurgulamıştır. Eski baskısında adı Muhaderat olarak geçen kitabın orjinal adının Muhadarat olduğu bilinmektedir. Kitabın kısa bir özeti aşağıdaki gibidir.

muhadarat kitabının özeti

Muhadarat

Muhadarat romanının özeti

Karakterler

Sai Efendi: Evin beyi
Fazıla: Sai Efendi’nin kızı
Şefik: Fazıla’nın kardeşi
Calibe: Sai Efendi’nin 2. karısı. Fazıla ve Şefik’in üvey annesi.
Nabi: Calibe’nin kardeşi
Süha: Calibe’nin amcasının oğlu ve sevgilisi
Münevver Hanım: Komşu kadın. Anneleri öldükten sonra Fazıla ve Şefik’e adeta annelik etmiş.
Mukaddem: Münevver Hanımın oğlu.
Reftar: Hizmetçi
Remzi: Fazıla’nın kocası
Enise: Zengin ailenin kızı
Peyman: Enise’nin hizmetçisi
Şebib Bey: Enise’nin abisi. Terbiyeli, ahlaklı, dürüst, bilgili biridir.
Rüveyda: Enise’nin kardeşi

Sai efendinin karısı öldüğünden yeniden evlenmeye karar verir. Calibe adında bir kadınla evlenir. Bu sırada eski karısında iki çocuğu vardır; Fazıla ve Şefik. Calibe çocuklara tam birüvey annelik yapar. Çok kötü, şirret bir kadındır. Ancak Sai efendiye iyi davrandığından o bunlardan bihaberdir.

Sai efendinin komşusu olan Münevver hanım iyi kalpli bir kadındır. Çocukların anneleri öldükten sonra onlara bir bakıma annelik yapar. Kendi oğlu Mukaddem ile onları bir tutar. Mukaddem ile Fazıla da birlikte büyüdüklerinden birbirlerine sevgi ile bağlıdırlar.

Calibe bu sırada eve kardeşi Nabi’yi ve amca oğlu Süha’yı alır. Süha Calibe’nin eski aşkıdır, ancak onu paraya tercih etmiş ve Sai efendi ile evlenmiştir. Tekrardan biraraya geldiklerinde Süha’yı yeniden birlikteliğe zorlar. Calibe artık evli bir kadındır, bundan dolayı Süha ilk başlarda pek bu işe yanaşmaz, ancak sonradan amcasının kızına uyar. Aralarında bir ilişki başlar.

Bu sırada Fazıla ile Mukaddem’in evliliği gündeme gelir. Münevver hanım iyi ve saygın biridir ve Sai efendi bu olaya olumlu bakar. Ancak Calibe bu evliliği engellemek için herşeyi yapar. Çünkü Münevver hanımın ailenin içine girmesini istemez, böylece Süha ile olan ilişkisinden haberdar olacağını düşünür. Bu sırada Süha da Fazıla’ya aşık olur ve kendi çıkarları doğrultusunda bu evliliğe engel olmaya çalışır.

Calibe ve Süha bir plan yaparlar. Mukaddem iftira hedefi seçilir. Süha gidip Sai efendiye Mukaddem’in sarhoş olup evin hizmetçisi Reftar ile ilişkisi olduğunu söyler. Sai efendi bu yalana inanır ve derhal komşuları ile ilişkisini keser.

Mukaddem bu olaya çok üzülür. Fazıla bu yalana asla inanmaz, ama babasına karşı gelemez. Bir süre sonra Remzi adında bir adamla evlenir. Kocasına bağlı kalması gerektiğine inanır ve zamanla ona aşık olur. Ama kocası onu başka kadınlarla aldatmaya başlar. Fazıla baba evine dönmek istese de Calibe’nin engellemesiyle bu girişimleri başarısız olur.

Hayatından bıkan Fazıla intihar etmeye karar verir. Kardeşi Şefik’e bir mektup yollar, intihr edeceğini yazar ve uçurumun kenarına gider. Sabah uçurumun kenarında Fazıla’nın bileziği ve mendili bulunur.

Mukaddem bu haberle yıkılır. Yemeden içmeden kesilir, hasta olur. Doktor onu muayene eder ve büyük bunalımda olduğunu bundan kurtulmak için mekan değiştirmesi gerektiğini belirtir. Münevver hanım oğlunu doktorunun eşliğinde Beyrut’a yollar.

Beyrut’ta zengin ailenin kızı Enise Mukaddem’i görüp aşık olur. Hizmetçisi Peyman ile birlikte Mukaddem ile karşılaşır. Onlara doğru bakan Mukaddem “bu o” diyerek yanlarına gitmek ister ama yanında bulunan doktoru onu engeller. Mukaddem Fazıla’yı gördüğünü sayıklayıp durur. Ve yanılmamıştır…

Kısa bir süre sonra Mukaddem’e buluşma yeri ve saatinin belirtildiği bir mektup gelir. Oraya gider ve Fazıla ile karşılaşır. Bunca zaman yanılmamıştı. Enise’nin hizmetçisi olan Peyman adındaki kız aslında Fazıla’nın kendisidir. Fazıla ölmemiştir.

O gece uçurumun kenarına giden genç kız önce ölmek ister sonra vazgeçip izini kaybettirmeye karar verir. Herkes öyle sansın diye mendilini ve bileziğini oraya bırakıp uzaklaşır. Bir esir pazarında Beyrut’lu zengin aileye satılır.

Mukaddem hikayeyi sevinçle dinler ve Fazıla’ya derhal evlenmeleri gerektiğini söyler. Ancak bu mümkün değildir. Çünkü fazıla hala Remzi ile nikahlıdır. Diğer taraftan Enise Mukaddem’e aşıktır ve onu deli gibi seviyor. Fazıla ikisinin evlenmesini istemektedir ve bunu Mukaddem’e söyler.

İlk başlarda Mukaddem buna karşı çıkar, ancak daha sonra birbirlerini daha fazla görebilecekleri fikri ona cazip gelir ve Enise ile evlenir. Enise’nin abisi ve saygın bir adam olan Şebib de bu sırada Fazıla’ya aşık olur ve onunla evlenmek istediğini söyler. Ancak kız bu teklifi reddeder.

Bir sabah Şebib yüksek sesle gazete okur. Gazetede İstanbul’da yaşayan Remzi adında adamın karısının aşığını vurmaya çalışırken yaralanıp öldüğü yazıyor. Yani Fazıla artık kocası öldüğüne göre özgür bir kadındır. Mukaddem hemen onunla evlenmek ister. Ancak bu sürede Enise ile evlidir ve bir çocukları vardır.

Fazıla onları ayırmak istemez. Mukaddem de bir süre düşündükten sonra ailesini dağıtmak istemediğine karar verir. İkisi birbirlerini kardeş gibi sevdiklerine karar verirler. Sonuçta beraber büyümüşler ve küçükken kardeş gibilerdi.

Şebib beyin evlilik teklifini kabul eden Fazıla bu sırada Mukaddem’e gelen mektup aracılığıyla babasının çok ağır hasta olduğunu öğrenir. İkisi birlikte İstanbul’a giderler. Şebib bu durumdan şüphelenir, silahını da alıp peşlerinden gider.

Babası öldü zannettiği kızını karşısında görünce çok sevinir. Fazıla yokken olanları anlatır; Süha başka bir kadınla evlenir. Calibe hizmetçi reftar ile alemlere gitmeye başlar. Başka erkeklerle ilişkisi olmaya başlar. Bir gün gittiği bir evde başka bir erkek tarafından takip edilir, yüzü tanınmaz derecede parçalanır. Eski güzelliğini tamamen kaybeder. Hizmetçi Reftar da yumruk yer ve kör olur. Gidip sai efendiye olup biten herşeyi anlatır.

Sai efendi de kızı ile Mukaddem’in nikahına engel olduğundan dolayı çok pişman olur. Ölmeden önce Mukaddem2den helallik almak ister bu yüzden ona mektup yollar ve yanına çağırır.

Bu sırada Şebib tüm olanları öğrenir. Fazıla’nın babası iyileşir. Şebib ile Fazıla evlenirler ve mutlu yaşam sürerler. Enise ile Mukaddem ve çocukları da mutludurlar. Fazıla’nın erkek kardeşi Şefik ise Enise’nin kız kardeşi Rüveyda ile evlenir.

Calibe artık çok çirkin bir haldedir. Ortalıkta kalır. Süha ve yeni karısı onu evlerine alırlar fakat hizmetçi muamelesi yaparlar. Tüm yaptığı kötülüklerin karşılığını çekmesinin zamanı gelmiştir…

Muhadarat romanının bir diziye uyarlanacağı ve Calibe rolünde Deniz Çakır’ın oynayacağı bilgisi medyaya yansımıştır. Konu ile ilgili önümüzdeki günlerde yazılarımızda detaylara yer vereceğiz.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

“Muhadarat romanının özeti” yorumları: 11 Yorum

  1. figen dedi ki:

    unutamadım romanların arasında ikincidir kesinlikle

  2. Günay dedi ki:

    sürükleyici güzel bir dizi. umarım çok uzatıp seyirciyi sıkmazsınız.çünki dizi biraz tutuldumu uzatmak için senaryo saçma olaylarla dolduruluyor..

  3. efe dedi ki:

    Calibe çok kötü bir kadın umarım romanda kahramanlar değiştirmesinler

  4. medya habercisi dedi ki:

    Fikret Kuşkan evin beyi Deniz Çakır onun karısı olacak diye duydum. Merakla bekliyorum.

  5. ece dedi ki:

    dizinin adı belli mi acaba

  6. mehmetcan dedi ki:

    bir an önce karar versinler uzatmasınlar hemen dizi fragman çıksın

  7. mehmetcan dedi ki:

    semsettin sami romanı dizi olsa oda güzel olur osmanlı dönemleri anlatıyor. çokgüzel inşallh dizi olur

  8. mehmetcan dedi ki:

    tazminat romanları severim çokgüzel romanlar osmanlı dönemleri beni etkiliyor ama romanı ben okudum çokgüzeldi. akıcı süreklici ağır bir roman okurken bile çok bunaldım ama vazgçemedim bitirdim. baya beni yordu.tam aşkı memnu havası var yaşak aşk ihtiras VS ne bulsan var umarım çokgüzel dizi olur.deniz çakır yakışır kanalı hemen belli olsun

Trackback/Pingback


Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler