Kategori | Tatil

Safranbolu tatil rehberi

Safranbolu – Genel Bilgiler

-- Sponsorlu Bağlantılar --


TARİHİ VE KONUMU
Rüya gibi bir ilçe olan Safranbolu, Batı Karadeniz Bölgesinden 65 km içerde bulunur. Karabük iline bağlı bulunan Safranbolu il merkezinden yalnızca 8 km. uzaklıktadır. İlçe, Karabük (Merkez ilçe, Ovacık ve Eflani ilçeleri), Bartın (Ulus ilçesi) ve Kastamonu (Araç ilçesi) illeri ile çevrilmiştir.

Safranbolu çok eskilere dayanan tarihi geçmişi içerisinde, bilinen en üstün ekonomik ve kültürel düzeyine Osmanlı Döneminde varmıştır. 17. yy.’da İstanbul-Bolu-Amasya-Tokat-Sivas Kervanyolunu Sinop’a bağlayan yol, Gerede-Safranbolu-Kastamonu güzergahını izlemekteydi. Safranbolu’nun bu yol üzerinde önemli bir konaklama merkezi oluşu, bölgede ticaretin gelişimine imkan sağlayarak yöreyi hızla zenginleştirmiştir. Bugün Çarşı kesiminde aynen korunmakta olan Cinci Hanı’nın ihtişamı o günün hareketliliğinin göstergesidir.

EFSANEYE GÖRE
Safranbolu’ ya yakın ve büyük köylerinden biri olan kpnari köyünün yazı bağlarında iki göl vardır. Birisi Taşpınar denilen büyük göl, diğer küçük gölün ise tekin olmadığı söylenir. Vaktiyle bu göllerin bulunduğu yerde hamam varmış, bir yandan sıcak su bir yandan soğuk su akarmış. Bir gelin hamamı günü, hamam birdenbire çöküvermiş, fışkıran sular gelini de almış götürmüş. Gel zaman git zaman bu gölde süt beyaz başı olan hotozlu bir ördek ortaya çıkmış. Kendi başına yüzer durur, arada bir kaybolur yine ortaya çıkarmış. Bu ördeğin, vaktiyle sulara gömülen gelin olduğu söylenir. Yine aynı gölle ilgili olarak başka bir efsane de anlatılır. Bu efsane şöyledir: Bu köyde güzelliği dillere destan bir kız varmış, kim istese varmam der, kimseyi beğenmezmiş. Günün birinde buralara konar göçer bir Türk topluluğu gelmiş, çadırlarını kurmuşlar. Oymak beyinin bir civan oğlu varmış ki gören kız olsun da hele dayansın! Köyün güzel kızı bir gün kırlarda dolaşırken yolu bu yörük çadırlarının bulunduğu yere düşmüş. Oymak beyinin civan oğlu kızı görünce, kız da bu civan delikanlıyı görünce birbirlerine sevdalanmışlar. Tanrı’nın denk yarattığı bu iki gencin sevdası çok geçmeden kızın ve oğlanın babalarının kulağına gitmiş. Kızın babası, “Ben kızımı Avşar Yörüğüne vermem” diye tutturup, kızını eve hapsetmiş. Oğlanın babası da Avşar Yörüğüne el kızı ne lazım diye çadırlarını söktürdüğü gibi başka yere göç etmiş. Kız bir yanda, oğlan bir yanda yanıp yakıla dursun, kız bir yolunu bulup evden kaçarak oğlanın çadırının bulunduğu yere gider. Bakar ki ne çadır var, ne de sevdiği delikanlı. Köylerin güzel kızı benim sevdiğim gittikten geri bana can ne lazım diye kaldırmış kendini dibi olmayan göle atmış. Beri yanda Avşarın civan delikanlısı da bir yolunu bulup sevdiği kızın köyüne gelir, bakar ki kız yok, soruşturur, kızın kendisini göle attığını öğrenir. Benim sevdiğim öldükten sonra bu can bana ne lazım diye o da kendini dibi olmayan göle atar. Gel zaman git zaman bu gölde iki ördek ortaya çıkar, biri kalem süt beyazı, gelinlik potozu ile suna ördek, biri yeşilbaş oval ördek, yanyana arkalarında helezonlu dalgacıklar bırakarak süzülür dururlar.

Safranbolu – Ulaşım

İlçeye karayolu ile üç ayrı yönden ulaşmak mümkündür. Ankara-İstanbul karayolunun Gerede kesiminden ayrılarak Karabük’e gelen 82 km’lik yol buradan devam ederek 8 km. sonra Safranbolu’ya varır.

İlçenin kuzey yönünde Bartın ili ile ve doğu yönünde Kastamonu ili ile bağlantısı vardır.

Bunun dışında demiryolu ile Karabük il merkezine kadar ulaşım mümkündür. Havayolu bağlantısı ise henüz mevcut değildir.

Safranbolu – Gezilmesi Gereken Yerler

SAFRANBOLU EVLERİ

safranbolu

Dünyaca ünlüdür fakat, Safranbolu Evleri halkın evini yapma bilgisi, zamanın ulaşım imkanlarının yetersizliği nedeni ile bölgesel kalmıştır. Dövme demirden kapı tokmakları ve halkaları, boy menteşeleri demir kepenk ve parmaklıkları bugün için sanat eseri değerindedir. Geniş bahçeler, çiçekler, balkonlara sarılan asmalar ve mor salkımlar, çam, selvi ve çınar ağaçları binaların mimari değerini tamamlar. Orta yaştan yukarı olanların çoğu bu güzelliklerin içinde yaşamıştır. Eski evlerimizin her bölümünde bir ferahlık, bir rahatlık vardır. Geniş sofalar, taşlıklar, bol güneşli balkonlar, büyük yüklükler içinde çinko zeminli yıkanma yerleri, günümüze göre bakım zorluğu gerektirse bile, zamanında içinde yaşayanlara rahat ve sağlıklı bir yaşantı kazandırmıştır. Evlerin saçak köşelerine uğur getirmesi için geyik boynuzu asılması geleneği yaygındır. Evlerin sokak cephelerinde çeşmeler vardır. Şehirde su kültürü, dönemine göre oldukça ileridir. 5 km mesafeden ve tarihi İncekaya Su Kemeri’nin üzerinden şehre su getirilmiştir. Bir kısım büyük konaklarda havuzlu odalar bulunmaktadır. Havuzlar büyük hacimli ve insan boyu derinliktedir. İsmail Asmaz’a ait konakta havuz zemin katın bir üstüne inşa edilmiştir. Havuzlar bazı konaklarda selamlık köşkü denilen bahçe içindeki bağımsız binalarda yer almaktadır.

YAYLALAR
Sarıçiçek Yaylası
Yayla 1700 metre yükseklikte olup orman dokusu açısından oldukça zengin orman örtüsünün büyük çoğunluğunu ibreliler oluşturmaktadır. Yaylada terakkikatlı doğa yürüyüşü, doğa bisikleti ve çadırlı kamp kurulabilir.

Uluyayla
1100 metre yükseklikte bulunan yayla yöre insanları tarafından yaz aylarında hayvan otlatmak amacıyla kullanılmaktadır. 6.5 Kilometre uzunluğunda 200 ile 300 metre genişliğinde düz ve geniş çayırlık alanlardan oluşmaktadır.Piknik alanlarının bulunduğu yaylada bir de gölet bulunmaktadır. Yayla sporcular için oldukça düz alanlara sahiptir.

KANYONLAR
Bölgenin jeolejik oluşumu derin ve uzun kanyonları meydana getirmiştir. Kanyonlar bulundukları bölgenin arazi yapısını ilgi çekici kılmakta ve doğal güzellikler oluşturmaktadır. Yörenin belli başlı kanyonları İncekaya, Tokatlı, Düzce (Kirpe) ve Sakar Alan (Tekekurum) kanyonlarıdır. Düzce (Kirpe) Kanyonu : Kanyonun Safranbolu gibi Dünya Kültür Miras Listesinde olan bir yöreye yakın olması hayli ilgi çekmektedir. Kanyon 3 km devam etmekte olup küçük çağlayanlar su göletleri ve doğal oluşumlarla bir tabiat harikasıdır.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler