Kategori | Sağlık

Sağlıklı beslenme nedir? Nasıl olmalıdır?

Atalarımız “can boğazdan gelir” demişler. Hatırlarsınız; çocukluğunuzdan beri büyükleriniz “Çok ye ki yanağına kan gelsin; büyüyesin.” diye nasihat ederlerdi. Canlılığın ancak tıka basa yemekle olabileceğini savunurlardı. Öte yandan bilim adamları bu anlayışı yaptıkları çalışmalarla reddetmişler. Gözlemler ve bilimsel araştırmalar yaparak “canın boğazdan gittiğini” de göstermişler.

-- Sponsorlu Bağlantılar --


Öyleyse nedir beslenme? Yemek için yaşamak mı, yaşamak için yemek mi? Beslenme; büyüme ve gelişmeyi sağlayan, sağlık ve canlılık veren, dinçliği ve faaliyet kabiliyetini arttıran besin öğelerini alıp vücutta kullanmaktır. Sofradaki her şeyi yemek değil, “şu yemekten de alayım, hatırı kalmasın” diye mideyi doldurmak değil. Beslenme anlayışı toplumların kültürlerine göre değişir. Kimine göre; sabah pastırmalı-kızarmış yumurta, öğle biftek, akşam pirzola “sağlıklı beslenme” olurken; diğerlerine göre sabah mısır gevreği-süt-meyve, öğle fasulye, akşam meyve-çökelek-ekmek “sağlıklı beslenme” olabilir. Fakat bilim adamlarına göre sağlıklı beslenmenin yapılabilmesi için besin öğelerinin dengeli bir şekilde alınması gerekiyor…

Peki nasıl beslenelim?

40’ı aşkın besin öğesi var yiyeceklerimizde. Proteinler, vitaminler, yağlar, karbonhidratlar, mineraller, vb. birer besin öğesidir. Biz bunları sağlıklı beslenmeyiyeceklerimizde gözümüzle göremeyiz. Fakat hangi yiyeceklerde olduğunu bilirsek beslenmemiz bilinçli olur. Örneğin balık yiyoruz. Balık yediğimiz zaman neler oluyor vücudumuzda? Balık, çok önemli bir protein kaynağıdır. Protein de vücudumuzun devamlı hücre yenilemesini sağlar. Vücudu mikroplara karşı korur. Vücudun her zaman çalışmasını sağlamak için vücuttaki sıvı dengesini ayarlar. Çocuklarda büyümeyi, büyüklerde yaraların çabuk iyileşmesini sağlar. Vücudumuzdaki enzimin ana yapısını oluşturur. Balık yediğimiz zaman başka neler oluyor? A ve D vitaminlerini alıyoruz. A vitamini kemiklerin gelişimi ve üremesi için, sindirim solunum, üreme ve görme organlarını dışarıdan gelecek mikroplardan korunması için çok gerekli olan bir vitamin. Yetersiz alınması durumunda gözde, kemiklerde ve dişlerde sorunlar meydana gelir. D vitamini ise, kemikler için çok önemli olan bir vitamin. Bilhassa “raşitizm” denilen ve kemik bozukluğuna neden olan hastalığın tedavisinde çok önemlidir.

Balık sadece bir örnek. Yazılarımızda havuçtan maydanoza, ciğerden mantara yiyecek maddelerimizi inceleyecek ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli bir şekilde kullanımını öğreneceğiz. Yeterli ve dengeli beslenme besin öğelerini vücudun ihtiyacı düzeyinde almak ve vücutta uygun şekilde kullanmaktır. Eğer bir insan, kuvvetli kaslara, düzgün ve iyi gelişmiş kol ve bacaklara, hareketli ve dikkatli bakışlara, canlı ve parlak saçlara, pürüzsüz ve muntazam bir cilde sahipse, o kişi yeterli ve dengeli besleniyor demektir. Böyle insanlar sık sık hastalanmazlar ve çalışmaya istekli olurlar. İyi bir beslenme kalite ve miktar itibariyle vücudun ihtiyacı olan çeşitli yiyecekleri her gün dengeli bir şekilde almakla mümkün olur. Pahalı besin maddelerini yemekle değil… Eğer insan yediği besinde neler olduğunu bilirse, geliri az bile olsa, pahalısının yerine ucuzunu seçerek iyi beslenmesi mümkün olabilir. Örneğin; çoğunlukla kadınlarda görülen kansızlığın birinci ilacı olan, demir mineralinin en çok bulunduğu yiyecekler; et, karaciğer, böbrek, yumurta, pekmez, kuru meyve ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Kansızlıkla mücadele etmesi gereken bir kişi et, böbrek, karaciğer alamıyorsa, yumurta, pekmez gibi yiyeceklerden demir ihtiyacını karşılayabilir.

Sebze ve Meyveler Mutfağa Gelince…

Beslenmenin bir şartı da temizliğin olması… En halis malzeme ile, tertemiz, yıkanmış ellerle, kılsız, tozsuz, tortusuz, hilesiz, katkısız, nefis, mis gibi, burcu kokulu, şahane, lezzetli, vücuda çok faydalı, gıda değeri yüksek yemekler pişirmek… Bu şekilde, alışverişte doğru
seçimle başlayan sağlıklı beslenme, mutfakta devam eder. Yiyeceklerin temiz pişirilmesi, temiz yıkanması çok önemli. Örnek olarak, marulun yıkanması…www.beyazdefter.com Marulu yıkayan bir kişi tarlada bu sebzenin içinde sümüklü böceklerin dolaşmış olabileceğini, kedi ve köpek gibi hayvanların artıklarından tenyaların geçebileceğini, toplayan ve satan kişilerin ellerinin temizliğine dikkat etmemiş olabileceklerini düşünürse, marulun yıkarken muhakkak özenecektir. Başta parazitler olmak üzere, bir çok hastalığın sebebi yiyeceklerin iyi yıkanmamasından kaynaklanır. Hatta mikropların dahi öldürülmesi için yiyeceklerin yıkama suyuna koymak amacıyla üretilmiş ilaçlar vardır. Marulun yaprakları koparılarak suyun altında tek tek yıkanmalı, bu yıkama işlemi birkaç kez tekrarlanmalıdır. Hatta marul vb. sebzeler, meyveler satın alındıktan sonra, yıkamadan önce bir süre suyun içinde bekletilirse, hem yıkanmaları kolay olur, hem de üzerlerindeki, toz, toprak vs. iyice temizlenmiş olur.

Kapların temizliği de elbette çok önemli. Çok yararlı bir yiyecek, temiz olmadığı zaman vücuda alınırsa, yarar yerine pek çok zararlar getirebilir. Özellikle toplu yemek yenen, okul, hastane, yurt, lokanta gibi yerlerde kapların temizliğine daha da önem verilmelidir.

Osmanlılar zamanında, yeniçeri ocağında bir aşçı varmış. Bu aşçı yemekleri güzel yapmasına yaparmış ama yemek yaptığı kapları
yıkamazmış. Diyelim ki çorba yaptığı kabı hiç yıkamadan pilav yapmak için kullanırmış. Yine yağlı bir yemek sonrasında hoşaf yapmış. Bu yağlı hoşafı yeniçerilere sunmuş. Bir, iki, üç derken, yeniçeriler bu duruma alışmışlar ve yağlı hoşafı içip dururlarmış. Günün birinde aşçı değişmiş, yerine eski aşçının tam tersi titiz bir aşçı gelmiş. Her yaptığı yemeğin ardından tencereler, kazanlar tertemiz oluyormuş. Yağlı hoşafa alışan yeniçeriler, temiz kaplarda hazırlanan hoşafı içince, “Biz böyle istemeyük.” diye kazan kaldırmışlar. Biz de bu yeniçeriler gibi kirli ortama alışmamalı, daima temiz ve titiz olmayı sağlığımızın en önemli gereklerinden biri olduğunu unutmamalıyız.

Besinlerin Pişirilmesi

Besinlerin temizliğinden sonra pişirmek de çok önemli. Pişirilirken yeterince dikkat edilmezse besin öğeleri yok edilebilir veya azaltılabilir. Taze fasulye gibi sebzeler, haşlandıkları ya da pişirildikleri zaman içlerindeki besin öğelerini suya bırakırlar. Bunların suları dökülürse, bu sebzelerden gerektiği gibi istifade edemeyiz. Süt aşırı kaynatılırsa vitaminleri azalır. Ekmek, kurabiye, çörek yapmak için hamurun mayalandırılması besleyici değerini arttırır. Kimyasal kabartıcıların kullanılması ise azaltır. Tarhana güneşte kurutulursa vitamin değeri azalır. Meyveler kesildikten sonra ya da suyu sıkıldıktan sonra beklerse vitaminleri kaybolur.

Beslenme çok geniş bir konu. Bu konunun içine; proteinler, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler, mineraller, su ve diğer içecekler, başlıca yiyecek grupları, besinlerin enerji değerleri gibi bilgiler girer. Ayrıca özel durumda olanların beslenmesi, beslenme eğitimi, günlük beslenme rehberi, bazı hastalıklarla beslenme arasındaki ilişkiler, şifalı bitkiler, gıdalardaki katkı maddeleri ve daha neler neler… İleriki yazılarımızda bu başlıkları incelemek üzere, sağlık ve afiyet dolu günler geçirmeniz dileğiyle…

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler