Kategori | Ansiklopedi

Tek bir mumla ısıtılan hamamın sırrı

Muhtemelen çoğunuz İran’ın İsfahan kentinde bulunan ve uzun süre boyunca bir tek mumla ısıtılan hamam hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur.

-- Sponsorlu Bağlantılar --


Bu hamamın suyu bir tek mumun sıcaklığı ile ısınıyor. Hamamın projesinin sahibi ve mimarı XVII yüzyılın en ünlü din adamlarından biri Şeyh Bahai.

Şeyh Bahai lakaplı Behaeddin Muhammed Amuli fıkıh, hadis, tefsir, kelam, akaid gibi dini ilimlerle birlikte, aynı zamanda dünyevi bilimler alanında eşsiz bilgi sahibiydi. Hesap, geometri, astronomi, coğrafya konusunda araştırmaları vardır. Şeyh Bahai aynı zamanda şairdi, Arapça ve Farsça dini içerikli şiirler yazıyordu. Metafizikle ilgilenirdi. Bunların yarısına, Şeyh Bahai aynı zamanda Safevi hükümdarı Şah Abbas’ın sevimli veziri olmuştur.

Şeyh Bahaî’nin bugün bile dünyayı hayrette bırakan buluşları çok oldu. Örnek olarak İsfahan civarında yaptırdığı ve günümüzde hala işlevini korumakta olan “sallanan minareler” i gösterebiliriz. Bilim adamına büyük ün getiren ve hakkında efsaneler konuşulan bir başka eseri ise “tek bir mum ile ısıtılan hamam”.

Hamam İsfahan şehrinin eski came camisinden güneyde, Nizamül-mülk kubbesinden yüz metre mesafede, Derdest mahallesinde bulunmaktadır. Hamamın yakınında Şeyh Bahaî’nin girişimiyle inşa ettirilmiş bir de atölye (yağ üretim yapılan atölye) bulunmaktadır. Burada çeşitli amaçlar için, özellikle yakıt olarak kullanılan yağ imal edilmekteydi.

Söz konusu hamamın kaderi feci olmuştur. Bazı bilgilere göre, hamamın çalışma kuralını öğrenmeye çalışan yabancı güçler onun tabanını sökmüş ve ısıtma mekanizmasını çıkarıp İngiltere’ye götürmüşlerdir. Bunun sonucunda hamamın ısıtma sistemi devreden çıkmıştır. Bu olay İran’da Zendiler sülalesinin hakimiyetinin sonlarına (1790 yılları) tesadüf etmiştir. Hamamın sökülmesi hakkında “el-Həbl” adlı nadir el yazmasında bilgi yer alır. Bu el yazmasının Londra, Berlin ve İstanbul kütüphanelerinde olmak üzere toplam üç nüshası mevcuttur.

Söylentilere göre, Şeyh Bahai eğer benim vefatımdan sonra hamamın tabanını açıp su deposunu çıkarırlarsa, orada yanan mum sönecek ve hamam bir daha asla önceki gibi çalışmayacaktır.

Not etmek gerekir ki, bir çok kaynaklar ve halk hafızasındaki bilgiler hamamın Şeyh Bahai tarafından projelendirildiğini vurgulamış olsa da, buna şüphe düşüren bazı hususlar da var. Örneğin, hamamın giriş kapısı üzerindeki çini kitabede inşa tarihini ebced hesabı ile belirten şiir (maddeyi-tarih) kazınmış. Bilim adamlarının bir kısmı kitabede bulunan yazıyı hesaplayarak takvimle 1065 yılı (miladi 1655) olduğunu ortaya çıkarmışlar,ama bu da Şeyh Bahaî’nin vefat tarihinden 35 yıl sonrasına tesadüf etmektedir. Fakat araştırmacıların başka bir grubu bu maddeyi yani tarihi farklı güzellikle hesaplayarak 1025 yılı olarak alırlar ki, bu da Şeyh Bahaî’nin vefatından 5 yıl öncesine rastlar. İkinci raporun daha net ve inandırıcı olduğu düşünülüyor.

Peki, bu gizemli hamam nasıl çalışıyordu? Su tek mumun yardımı ile nasıl ısınırdı? Tarih boyunca bu yönde çeşitli varsayımlar ileri sürüldü. Hatta Şeyh Bahaî’nin atom enerjisinden haberdar olduğu ve hamamın ısıtma sistemini bunun temelinde kurduğu da iddia edildi. Halk arasında oluşmuş tasavvura göre, Şeyh Bahai güya hamamın su deposunun (buna hazne derler) altında sıradan bir mum koymuş ve bu mum gece gündüz yanarak, tüm haznedeki suyu ısıtırmış. Tabii mesele hiç de bu kadar ilkel değil. Hamamda fiziksel ve kimyasal ilkeler temelinde faaliyet gösteren çok karmaşık bir sistem kurulmuştu. O zamanlar sıradan insanlar bunu anlayamadıklarından, bu tür efsaneler oluşmuşlar.

Araştırmalar sonucunda hamamın faaliyet mekanizmasının sırrı neredeyse tamamen ortaya çıktı. Şeyh Bahai suyu ısıtmak için ne sıradan bir mumun sıcaklığını, ne de atom enerjisini değil, yanan gazları kullanırmış. Yakın came mescidinin taharethanesinden su ve akıntılar yeraltı bodruma dökülmekteydi. Burada doğal süreç sonucunda atıklardan metan gazı ve kükürt oksit ayrılıyordu. Bu gazlar seramik borular aracılığıyla hamamın altındaki özel boşluğa nakledilir ve burada yakılıyordu. Hatta söylenenlere göre, sadece came mescidinin değil, bütün İsfahan şehrinin kanalizasyon sisteminden ayrılan gazlar buraya yönlendirilirmiş. Hamamın yakınında bulunan kumarhanenin faaliyeti sonucu oluşan gazları da buraya eklersek, hayli miktarda yakıt ürünü ortaya çıkar ki, bu da hamamın suyunun ısıtılması için yeterlidir.

Bu varsayımın doğruluğu başka yollarla da ispat edilmiş. Hamamın yakınında bulunan Şeyh Bahaî’nin evinde yapılan kazılarda seramik boru kırıntıları, deney şişeleri açığa çıkmıştır ki, bunların akademisyenler tarafından hamam projesinde kullanıldığı tahmin ediliyor. Ayrıca hamamın ısıtma kamerasının (bu kamera küp şeklindeymiş) tabanında hiçbir yakıt artıkları (kömür veya köz kalıntısı) tespit edilmemiştir. Tüm bunlar hamamın yanar gazlar sayesinde çalıştığını ortaya koymaktadır.

Şeyh Bahai hamamının kopyası olarak yeni hamam projesi 2006 yılında İsveç’te, 2007 yılında Moskova’da düzenlenen müsabakalarda altın madalyaya layık görülmüştür.

Şeyh Bahai hamamının kendisi ise uzun yıllar boyunca amaçlanan kullanımına göre yapılmadığından dolayı dağılmak üzere. Son yıllarda hamamda bakım onarım ve restorasyon çalışmaları yapılmaktadır.

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Yorum yazın

Kategoriler

Arşivler